|
|
 |
|
 |
|
KISIRLIK |
Gebeliği önleyici yöntemlerin kullanılmamasına ve düzenli yani haftada
2-3 kere cinsel ilişkiye girilmesine karşın 1 yıl süre ile gebeliğin
oluşmaması olarak tanımlanabilir. Bütün dünyadaki sıklığı hakkında kesin
bilgi bulunmamakla birlikte, gelişmiş ülkelerde evli çiftlerin
%8-12’sinde görülmektedir.
Kısırlık 4 alt başlıkta incelenebilir:
1. Birincil kısırlık
Çiftin, hiç çocuğu bulunmamaktadır. En az 12 ay boyunca gebeliği
önleyici yöntem kullanmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen hiç
gebelik oluşmamıştır.
2. İkincil kısırlık
Çiftin, çocuğu olması veya ölü doğumla ya da düşükle sonuçlanmış gebelik
öyküsü olması ancak en az 12 ay boyunca gebeliği önleyici yöntem
kullanmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen hiç gebelik oluşmamıştır.
3. Gebelik kaybı
Kadının gebe kalmasına rağmen canlı doğum yapamamasıdır.
4. Doğurganlığın azalması
Eşlerden birine veya ikisine bağlı nedenlerle gebe kalma olasılığının
azalmasıdır. Tam bir kısırlık söz konusu değildir.
Gebeliğin meydan gelmesi için, erkek yumurtalıklarından normal döl
hücreleri üretebilmelidir. Ayrıca, döl hücrelerini taşıyan kanalların
açık olması, sertleşme ve boşalma işlevlerinin normal olarak
gerçekleşmesi gerekmektedir. Kadının ise, üreme organlarının cinsel
ilişki sırasında erkek döl hücrelerinin boşalmasına ve ilerlemesine
elverişli olması, yumurtalılarında yumurta üretebilmesi, tüplerin en az
birinin açık olması, rahminin döllenmiş yumurtayı geliştirip olgunlaşana
dek taşıyabilmesi ve gebeliğin sürdürülmesi için yumurtalıklarında
yeterli miktarda hormon yapımı olması gereklidir.
Çiftlerde, kısırlığın %50’sinden erkekler sorumludur. Erkek döl
hücrelerinin yapı ve fonksiyonları ile ilgili anormallikler nedenlerin
başında gelmektedir. Kadına ait faktörler, %40-50 oranında
saptanmaktadır. Nedenleri, yumurtlama bozuklukları, tüplerde ve rahim
ağzındaki hastalıklar veya iltihaplanmalardır. Kısır çiftlerin
%10-20’sinde ise neden bulunamamaktadır. Hem erkekte, hem kadında
kısırlığın en sık nedenleri, üreme organlarındaki iltihaplanmalar,
cinsel yolla bulaşan hastalılardır. Ayrıca, kadınlarda düşük, kürtaj ve
gebelik sonrası meydan gelen iltihaplanmalar çok önemlidir.
Hiçbir gebeliği önleyici yöntem yani aile planlaması yöntemi kısırlığa
neden olmaz. Fakat, enjekte edilen 3 aylık hormon iğneleri doğurganlığın
geri dönüşünü ortalama 6-9 ay geciktirebilirler. Ancak, kesinlikle,
kısırlık meydan gelmez.
Kısırlıkta önemli olan faktörler şunlardır:
1. Kadının yaşı
40 yaş ve üzerinde olan kadınlarda gebe kalma ihtimali azalmıştır.
2. Erkeğin yaşı
İlerleyen yaş ile ilişki sıklığının azalması gebe kalma olasılığını
azaltır.
3. Cinsel ilişki sıklığı
Cinsel ilişki sıklığı artıkça gebe kalma olasılığı artar.
4. Cinsel ilişkinin zamanlaması
Kadının yumurtası sadece 24-48 saat yaşayabilir ve kadınlar ayda sadece
bir kere yumurta atarlar. Yumurtlama döneminde ve hemen sonraki cinsel
ilişkilerde gebe kalma olasılığı bulunmaktadır.
5. Kayganlaştırıcı maddeler
Eczanelerden alınan bazı kayganlaştırıcı maddeler erkek döl hücrelerini
öldürücü özelliğe sahiptirler. Bu maddeler kullanıldığında gebe kalmayı
engellerler.
6. Sigara ve alkol
Bunlar erkek döl hücrelerinin kalitesini düşürürler. Ayrıca, esrar gibi
uyuşturucu madde kullanımı da gebeliği engelleyebilir.
7. Ameliyat
Kadın ve erkeklerde üreme organları ile ilgili bazı ameliyatlar,
yapışıklıklar, şekil değişiklikleri, sinirlerin zarar görmesi gibi
nedenlerle kısırlığa neden olabilir.
8. Cinsel yolla bulaşan üreme organların enfeksiyonları
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle, her yıl dünyada binlerce
insan ölmekte yüz binlercesi de kısır kalmaktadır. Halbuki, bu
hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Daha da önemlisi, önlenebilir.
Bunun için, çok sayıda kişi ile cinsel ilişkiye girmemek ve cinsel
ilişki sırasında kondom (prezervatif, kılıf) kullanmak yani güvenli
cinsel ilişki gereklidir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon
belirtilerinden bazıları şunlardır:
Vajenden veya penisten olağanın dışında renkli, kokulu akıntı gelmesi
İdrar yaparken ağrı ve yanma hissi
Vajen veya penis çevresinde ağrı ve kaşınma
Cinsel ilişki sırasında ağrı
Vajen veya penis çevresinde ağrı/kızarıklık, sivilce, yara
Bu belirtiler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar dışında, diğer üreme
organları ile ilgili hastalıklarda da olabilir. Bu nedenle, cinsel
ilişki olmasa da, bu belirtiler bulunuyorsa, mutlaka bir sağlık
kuruluşuna başvurmak gereklidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların
tedavisinde verilen ilaçların, hekimin önerdiği sürede, doğru dozda
kullanılması çok önemlidir. Ayrıca, belirtisi olsun olmasın, bu
kişilerin cinsel ilişkide bulunduğu herkesin tedavi edilmesi
gerekmektedir. Tedavi bitiminde ise, tekrar kontrole giderek hastalığın
iyileşip iyileşmediği saptanmalıdır. Eğer hastalı iyileşmediyse, tedavi
tekrarlanabilir. Bu durumlarda, cinsel ilişkiye girilen kişilerin de
tedavi alıp almadığı ve iyileşme olup olmadığı mutlaka kontrol
edilmelidir.
9. Diğer enfeksiyon hastalıkları
Üreme yollarında verem hastalığı, kabakulak sonucu gelişen erkek
yumurtalıklarında iltihaplanma, doğum veya kürtaj sonrası enfeksiyon
meydan gelmesi kısırlığa neden olabilir.
10. İlaçlar ve toksinler
Bazı ilaçlar, örneğin, tansiyon düşürücüler, bazı kalp ilaçları, kanser
tedavisi, kullanıldığı dönemde gebe kalmayı engelleyebilir.
11. Radyasyon
Radyasyon alınması sonucunda, hem erkeklerin dem de kadınların
yumurtalıklarında yetmezlik meydan gelebilir.
Kısırlığın tedavisi oldukça zordur. Önemli olan üreme yollarındaki
iltihaplanmalara ve cinsel yolla bulaşan hastalılara karşı korunmaktır.
Tedavide, kısırlığa neden olan hastalı veya iltihaplanmalar teşhis
edilerek iyileştirilmesi çok önemlidir. Ayrıca, bazı hormon tedavileri
ve “tüp bebek” uygulamaları da yapılmaktadır.
Bu konu ile ilgili daha fazla bilgi almak için, sağlık ocaklarına, ana
çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerine veya hastanelerin üroloji
ve kadın hastalıkları ve doğum polikliniklerine başvurabilirsiniz.
|
|
GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ! |
|
UYARI:Bu
site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK
HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından
yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ
BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR.
Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm
sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler
bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve
tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok
kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan,
farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide
doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu
hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün
güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna
danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|
|
|