|
|
 |
|
 |
|
VİTAMİN |
Her çocuğun yeterli bedensel ve zihinsel gelişimi için vitaminlere
ihtiyacı vardır. Bu vitaminler dengeli beslenen çocuklarda gıdalardan
alınabildiği gibi hayatın belli dönemlerinde dışarıdan ilaç şeklinde
verilmesi de gerekebilir.
Çocuklarda büyüme ve gelişme için gerekli en önemli vitaminlerden biri D
vitaminidir. Her çocuğun yaşamın ilk yılında alması gereken bir
vitamindir. Bebekler için ideal beslenme ilk 6 ay sadece anne sütü ile
beslenmedir. Eğer annelerin vücudundaki D vitamini düzeyleri yeterliyse
bebeklere sadece anne sütü aldıkları bu ilk 6 aylık dönemde dışarıdan
ilaç şeklinde D vitamini verilmesine gerek olmayabilir. Fakat bu
annelerin yeterli güneş ışığı almalarına bağlıdır. Kış mevsiminde doğan
bebeklerin anneleri yeterli güneş ışığı alamadıkları için gebelikleri
süresince yeterli D vitamini sentez edememektedirler.
Bu nedenle 15 günlükten başlayarak 1 yaşın sonuna kadar ( mevsim kış ise
18 ayın sonuna kadar) her bebeğe doktorunun önerdiği dozda D vitamini
takviyesi yapılmalıdır ( Devit3 damla, Multitabs damla vs..). İlaç
şeklinde verilen D vitamininin yanısıra güneşli günlerde fırsat buldukça
çocuklara güneş banyosu yaptırılması kemik sağlığı açısından faydalı
olacaktır. Giyinik halde (başı ve elleri açıkta) bir çocuk için 20
dakika, üzerinde sadece bezi olan bir çocuk içinse 5 dakika güneşte
kalmak günlük D vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. Güneş ışınlarından
D vitamini açısından faydalanabilmek için güneşin direkt cildimize temas
etmesi gereklidir, arada cam olması ciltten D vitamini emilimini kısmen
azaltmaktadır.
Çocuklara demir takviyesi gerekli midir? Gerekliyse ne şekilde
yapılmalıdır?
Büyüme çağında zihinsel ve bedensel gelişim için mutlaka gerekli olan
minerallerin başında ''demir'' gelmektedir. Özellikle ülkemiz gibi demir
eksikliğine bağlı kansızlığın çok görüldüğü toplumlarda çocuklara
dışarıdan demir içeren ilaçlar verilmesi toplum sağlığı açısından da
önemlidir.
Çocuklarda demirin önemi daha doğmadan önce başlar. Anne karnındaki
bebeğe demir geçişi özelikle gebeliğin son 3 ayında olur. Annelerin bu
dönemde mutlaka dışarıdan demir içeren ilaçlar almaları gereklidir. Sık
doğum yapan annelerde demir eksikliği daha sık görülür ve dolayısıyla
demir eksikliği olan bir anneden doğan çocuk daha doğar doğmaz demir
depoları eksik olarak hayata başlar.
6 ay - 2 yaş arasında ülkemizde demir eksikliğine % 70 oranında
rastlanmaktadır ki bu oran gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında çok
yüksektir. Demir düzeyi düşük olan çocuklarda kansızlık gelişir.
İştahsızlık, kilo alamama gibi belirtilerin yanında öğrenme güçlüğü gibi
zihinsel sorunlarda bu çocuklarda sıktır. Kansızlık olan çocuklarda
infeksiyon hastalıkları daha sık görülür ve bu çocukların zeka puanları
(IQ) diğerlerinden düşüktür.
Büyümenin hızlı olduğu 6 ay- 2 yaş arası ve ergenlik dönemlerinde
çocukların demire daha fazla ihtiyaçları vardır. Annelerinde demir
eksikliği olmayan ve ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin
demir depoları 6 ayın sonuna kadar ihtiyacı karşılayabilir. Yenidoğan
bebek dünyaya geldiğinde sahip olduğu demir miktarı 250 mg.dır. bu
miktar 6. ayın sonunda tükenmektedir. 6. aydan sonra demirden zengin ek
besinler (kırmızı et, karaciğer, yeşil sebzeler..) yeterli şekilde
verilmezse demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık gelişmesi kaçınılmaz
olacaktır.
Demir eksikliğinin önlenmesi için bebeklerin ilk 6 ay tek başına,
6.aydan sonra da uygun ek besinlerle birlikte anne sütüne devam etmeleri
çok önemlidir. Anne sütünün içindeki demirin % 50''si, inek sütünün
içindeki demirin % 10''u, mamaların içindeki demirin ise ancak % 5''i
bağırsaklardan emilmektedir. Ayrıca inek sütünün içindeki bazı maddeler
bağırsaklarda küçük kanamalara neden olabilir ve buda kansızlığa yol
açabilir. Bu nedenlerle ilk 1 yaşta çocuklara inek sütü verilmesi
önerilmiyor.
Bebeklerde demir eksikliğinin daha sık görülmesinin nedenlerini
özetlersek:
Büyüme hızının fazla olması, ek besinlerin demir ihtiyacını yeterince
karşılayamamsı
İlk 6 ay sadece anne sütü alması gereken bebeklere farklı gıdalar
verilmesi
Ek besinlerin 6.aydan geç başlanması
Demir emilimini bozan gıdaların verilmesi ( özellikle çay ve inek sütü)
Demir emilimini arttıran C vitamini içeren meyve ve sebzelerin az
verilmesi
Gereğinden fazla inek sütü verilmesi (1 yaşındaki bir çocuk en fazla 500
ml - 2 su bardağı- süt tüketmelidir)
Tüm bu sebepler göz önüne alındığında 6 ay - 1 yaş arası çocukların
demir içeren ilaçlarla desteklenmesi gerekliliği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı 2004 yılında '' Demir gibi Türkiye'' adlı
bir proje başlatmıştır. Bu proje kapsamında demir içeren ilaçlar sağlık
ocaklarından ücretsiz olarak temin edilebilmektedir.
Demir içeren ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde ve belli süreler içinde
kullanılmalıdır. 9 ay - 1 yaş civarında her çocuğa kan tahlili yapılarak
demir eksikliğine bağlı kansızlık olup olmadığı araştırılmalıdır. 6.
ayda demir ilacı başlamak için kan tahlili yapılması şart değildir,
zaten ilk başlanılan ilaç dozu tedavi dozu değil koruyucu dozdur ( kg
başına 1 mg demir).
Çocuklarda diş sağlığı açısından hangi vitaminler önemlidir?
Süt dişleri 6 - 9 ay arasında çıkmaya başlar. Bu dönemden başlayarak diş
çürümelerini önlemek gereklidir. Diş sağlığı açısından çok önemli olan
Flor mineralini çocuklar bu dönemde içme sularından alır. Fakat
ülkemizdeki içme sularının çoğunda flor düzeyi yetersizdir. Bu nedenle
ilk süt dişleri çıkmaya başladıktan sonra çocuklara ilaç şeklinde flor
takviyesi yapılmalıdır. Fakat bu tedavi mutlaka doktor kontrolünde ve
içme suyundaki flor oranına bakılarak yapılmalıdır.
Her ilaçta olduğu gibi flor mineralininde fazlası zararlıdır. Gelişmiş
ülkelerde bu sorun tüm içme suları florlanarak çözülmüştür. Ülkemizde
ise sadece bazı su markaları özel olarak florlu su üretmektedir. Eğer
kullanılan içme suları bu şekilde florlu değilse dışarıdan ilaç şeklinde
flor takviyesi yapılmalıdır.
Çocuklara balık yağı ve çinko içeren ilaçlar, bağışıklık sistemini
güçlendirici damlalar ne zaman gereklidir?
Normal dengeli beslenen çocuklar çinko gibi vitaminleri zaten diyet ile
almaktadırlar. Ancak gelişme geriliği olan çocuklarda veya sağlıklı
çocukların sadece hastalık dönemlerinde bunların ilaç şeklinde verilmesi
önerilebilir. Çinko ve balık yağının (omega yağları) bağışıklık sistemi
üzerine olumlu etkileri vardır. Hastalıklara karşı direnci arttırır,
kalp damar sistemi üzerine de faydalı etkileri bulunmaktadır. Fakat ilaç
olarak devamlı dışarıdan verilmeleri şart değildir. Ceviz gibi omega
yağlarından zengin besinleri çocuğun beslenmesine ekleyerek de benzer
etkiler sağlanabilir.
Bağışıklık sistemini güçlendiren damla şeklindeki ilaçların çoğu
bitkisel kaynaklıdır. Eski zamanlardan günümüze gelen şifalı olarak
bilinen ıhlamur, kuşburnu, nane, papatya, ekinezya gibi çeşitli
bitkilerin teknoloji yardımıyla ilaç haline dönüştürülmesiyle elde
edilmektedirler. Bunlar ilaç olarak alınabilir ama doğal şekilleriylede
kullanıldıklarında benzer etkiler görüldüğü unutulmamalıdır.
Tüm ilaçlar gibi vitaminlerinde mutlaka doktor kontrolünde kullanılması
gereklidir. Eczaneye gidip bilinçsizce bütün vitaminleri alıp çocuklara
vermek bazen zararlı sonuçlar doğurabilir. Örneğin çinko ve demir
birbirine karşıt etki gösterir, her ikisi aynı anda verildiğinde
ikisindende fayda görülmeyebilir.
|
| GERİ
DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ! |
|
UYARI:Bu
site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK
HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından
yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ
BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR.
Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm
sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler
bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve
tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok
kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan,
farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide
doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu
hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün
güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna
danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|
|
|